Daha Tükürük Kurumamıştı Be Usta

Adı “İnsanlık Anıtı” olan bir heykel yıkıldı bu ülkede. Üstelik çok değil, daha altı yedi ay oldu yıkılalı. Tam bir yıl önce 01 Şubat’ta alınmıştı karar. Bundan böyle artık varolmayan bir sanat eseri, “ucube” olarak hafızamızda kalacaktı. Köylüsü, şehirlisi, Kars’lısı, Van’lısı duymayan kalmadı Mehmet Aksoy’un adını. Oysa onun başkentimizdeki “Asya-Avrupa Bienali Birincilik Ödülü” alan “Periler Ülkesine” isimli heykelinin üstüne atılan tükürük daha kurumamıştı.

Yıllar evvel Mehmet Aksoy’un adeta bir sanat eseri olan “Böcek” biçimindeki ev-atölyesine gitme şansım oldu. “İnsanlık Anıtı” daha kafasında bir projeydi ve ondan heyecanla bahsediyordu. Onu dinlerken, Kars’ta heykelin tam karşısında, karşı dağın eteklerinde hissetmiştim kendimi. Sonucunun böyle olacağı eminim o an aklından bile geçmiyordu. Ama geçseydi de, öyle bir inancı, öyle bir tutkusu vardı ki; bu düşünce onu yolundan çeviremezdi.
Tamam sanat süreç ister bazen. Kendi zamanının bir adım ötesinden gider. Öyle ya da böyle anlaşılacağı zamanı bekler. Ama hiçbir kaygı duymadan rahatça, “Ben böyle sanatın içine tükürürüm,” diyebilenlerin; o günden bugüne gelen süreçte sanat eserlerini aşağılamak yerine onlara saygı duyacaklarını, sanata karşı duyarlılıklarının artacağını umarken; tekbir sesleriyle kesilen heykel başlarının parçalanmasını kabullendik ulusça. Yine Mehmet Aksoy’un yaptığı, Datça’da yatan Can Yücel ustanın mezar taşının parçalanmasına engel olamadık.
Ben safça “daha ne kadar ileriye gidilebilir,” diye düşünüyorum; azıcık zaman geçiyor, önemli konumdaki bir bakan insanlığın kanını donduracak cümleler sarfediyor. Birliği, düzeni sağlaması gereken konuşmalar yerine, çatışma yaratacak bir gündem oluşturuyor. İnsan kendisini onun da ifade ettiği gibi arka bahçede hissediyor. Sanatçılar birlik olup en güzel cevabı bakana yazdıkları mektupla verdi gerçi. Mektubun altındaki her bir ismi yaratıcı bir dilde buluşmalarından ötürü sevgiyle kucaklıyorum. Değerlerine, cesaretlerine, varlıklarına sağlık. Ürettikleri işlere attıkları imzalarla onlar kendilerini yeterince riske atıyorlardı zaten.
Son Kulis Haber / 30 Ocak 2012
Please follow and like us:
error

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.