Evlilik

Bugün evlilik yıldönümümüz. Üç sene olmuş. Hay evlenmez olaydım dediğim zamanlar olmadı değil, ne yalan söyleyeyim. Fakat günün sonunda yine kürkçü dükkanında buldum kendimi. Zor bir şey aynı evin içinde yaşamak. Bambaşka iki insan. Birimiz asker kökenli, birimiz Özal kuşağının çocuğu. Birimiz sakin, rahat ve oldukça yavaş; birimiz tez canlı, aceleci, pratik. Birimiz kendi ayakları üzerinde duran bağımsız bir birey; birimiz ana (hatta baba, abla, abi, hala, teyze, yenge, kuzen) kuzusu. Birimiz sert, birimiz yumuşak. Birimiz detaycı, birimiz sonuç odaklı. Birimiz duygusal, birimiz mantıklı. Birimiz gerçekçi, birimiz hayalperest. Birimiz aynı anda tek bir iş yapabilirken, birimiz beşi bir yerde takılacak cinsten. Hepsinden de kötüsü birimiz Fenerli, birimiz Cimbomlu.
Gel gör ki sevdik birbirimizi. Sevgi dediğin ilmek ilmek işlenen meşakkatli bir yol. Öyle lastik gibi bir düz bir ters de değil, hadi haroşa olsa bir derece, bildiğin saç örgülü Selanik. Yani birlikte emek harcaman gerekiyor ki; ortaya güzel bir ilişki çıksın.
Üç yıldır bu işi öğrenmeye çalışıyoruz. Bazen üste çıkarak, bazen alttan alarak; bazen bağırarak, bazen susarak; bazen gülerek, bazen ağlayarak; bazen baş kaldırarak, bazen boyun eğerek; bazen telaşla, bazen sabırla ; bazen kaygıyla, bazen kararlılıkla; bazen kırılarak, bazen güçlü kalarak; bazen küserek, bazen kabuğundan çıkarak. Ama her zaman iyi niyetle!
Bilmem kaç yıl olmasının bir önemi yok! Dilerim sevgiden gözümüzü ayırmadan, her türlü zorluğun üstesinden gelerek, biz olmayı başarabiliriz. Bunun için her türlü mücadeleye değer çünkü…