Maç Keyfi

Yıllar var ki futbol maçı izlememiştim. Geçtiğimiz Cumartesi günkü Fenerbahçe – Galatasaray derbisi için bir arkadaşımızın evinde toplandık. Önce biraz burun kıvırdım, “ben futbol maçı izlemeyi sevmem,” diye, ama sonra arkadaşlarla birlikte vakit geçirmek için orada bulunmayı tercih ettim. Maçı izlediğimiz ev Florya’daydı. Kalabalık grubumuzun çoğu Fenerli. Hakem Cüneyt Çakır sarı ve kırmızı kartları havada uçuştururken, ben içten içe Cimbom’un yenmesini diliyordum. İçimdeki taraftar sevgisi birden ortaya çıkıvermişti yeşil sahalarda koşuşturan futbolcuları görünce. Yerleştiğim karpuz koltukta hop oturdum, hop kalktım. Bugüne kadar izlediğim en kötü futbol maçlarından biriydi.

Dakikalar 90’ı geçti. Son anlarda gol yer miyiz diye endişeliyim, çünkü tuttuğum takım gol atmaya oynamıyor besbelli. Korku filmi izlercesine bedenim iyice gerilmiş. Tüm ligi takip etsem halim ne olacak merak ediyorum. Nihayet maç bitiyor. Sonuç beraberlik. Sokakta sevinç çığlıkları hemen başlıyor. Sahaya inen izleyicileri ve onlara yapılanları görünce üzülüyoruz. Fenerli arkadaşlarımız buruk. Üstelik onlar benim gibi on yılda bir maç izleyen insanlar değiller. Ligi takip ediyorlar. Maç izlemeyi seviyorlar. Her iki takımı tutan arkadaşların hiçbiri diğer tarafı incitecek ve tahrik edecek herhangi bir söylemde ya da eylemde bulunmuyor. Onların yasını tutarcasına saygıyla susuyoruz. Hep birlikte terastan bayraklar, balonlar, formalar eşliğinde eğlenen insan ve araba trafiğini izliyoruz gülerek. Silah sesleri eksik olmayınca tadımız kaçıyor, içeri sığınıyoruz.
Kimileri ayrılıyor aramızdan, kalanlarla film izlemeye karar veriyoruz. Yollar iyice tıkandı. Mümkün değil eve gitmek. Maçın sonucundan mutlu olanlar ve mutsuz olanlar hep birlikte peş peşe iki tane film seyrediyoruz. Tekrar ediyorum, futbol maçı olarak izlediğim en kötü maçlardan biriydi. Ama futbol izleme etkinliği açısından bugüne kadar en keyif aldığım maçtı. Galibiyeti ve mağlubiyeti böylesine güzel karşılayan arkadaşlarla bunu paylaşabildiğim için çok mutluyum.
Son Kulis Haber / 16 Mayıs 2012