Ülke

Mars; Venüs ve Del4’u kuaföre bıraktıktan sonra çarşıdan Venüs’e düğün ayakkabısı alıp Noel Baba kilisesine gider. Noel Hoca o sırada düğün hazırlıklarıyla uğraşmaktadır.

Mars – Bu balonlar da neyin nesi? Sadece elbiseyi getirtmen ve gerekli düğün işlemlerini ayarlaman yeterliydi.

Noel Hoca – Ortamı süslemeden hiç düğün olur mu?

Mars – Bu düğün denen şeyin neden bu kadar caf caflı olması gerekiyor hiç anlamıyorum. Neyse bayağı uğraşmışsın. Ellerine sağlık. Peki diğer konular tamam mı? Her şey yolundadır umarım. Gerçi üç saatimiz var. Kuaför kızları dört saat sonra gidip almamı söyledi. İnanabiliyor musun? Ev mi inşa edecek kafalarına anlamadım valla…

Noel Hoca – :)) Hazır sayılır. Arkadaşım elbiseyi getirmek üzere. Nikah memuru da bir saate kadar gelmeye çalışacaktı. Arayıp vaktimiz olduğunu söyleyeyim öyleyse. Acele etmesin.

Noel hoca cep telefonuyla kısa bir konuşma yaptıktan sonra telefonunda bazı tuşlara basarak bir süre etrafla bağını koparıp kendi kendine oyalanır. Mars, Noel hocanın yüzünün birden asıldığını fark eder.

Mars – Hayırdır kötü bir haber mi var?

Noel Hoca – Tam tersine hiç haber yok.

Mars – Kimden? Elbiseyi getirecek arkadaşından mı yoksa?

Noel Hoca – Hayır hayır. Onunla daha yeni konuştum. Dediğim gibi birazdan burada olacak. Söylediğim benimle ilgili bir şey. Senin endişelenmene gerek yok.

Mars – Bir haber beklediğini bilmiyordum. İşle mi ilgili?

Noel Hoca – Bugün benim doğum günüm ya. Şu sevdiğim kız. Aramadığı gibi kutlamak için mesaj bile atmamış.

Mars – Doğum gününün senin için önemli olmadığını sanıyordum.

Noel Hoca – Aslına bakarsan ben de öyle sanıyordum. Bazen insan kendini bile anlayamıyor ki. En umursamaz göründüğümüz belki de en umursadığımız şeydir Mars.

Mars – Taşınmak için bu günü seçmen başından beri bana tuhaf gelmişti. Biz peşine takılmasak yalnız olacaktın resmen. Umarım bugün düğün yapma fikrim seni rahatsız etmemiştir.

Noel Hoca – Hayır tabi ki. Dediğin gibi siz olmasaydınız eğer yalnız olacaktım. Sayenizde kutlama enerjisine girdim. Ne güzel oldu. Elimde olmadan bir yandan haber bekliyorum işte. Yoksa sizin düğün işleriyle uğraşırken aklım dağılıyor aslında.

Mars – Yine de onun araması senin için her şeyden önemli öyle değil mi?

Noel Hoca’nın yüzü kızarır. Başını önüne eğer.

Mars – Neden sen onu aramıyorsun?

Noel Hoca – Ne münasebet! Doğum günümde ben onu niye arayacakmışım?

Mars – Düğünümüze davet etmek için.

Noel Hoca bu fikre oldukça şaşırır.

Noel Hoca – İyi de saçma olmaz mı? Sizi tanımıyor bile.

Mars – Elif’i okumuyor diyorsun yani. Hmm… Venüs burada olsa şimdi, “Elif’i okumayan birine aşık olduğuna inanamıyorum,” derdi. Ha bir de hala ona açılmadığın için sana söylenirdi.

Noel Hoca – :)) Direkt söylememiş olabilirim ama ona olan duygularımı bilmemesi imkansız. Aşkımı belli edecek o kadar çok şey yaptım ki. Belki de dost olmak istiyor sadece. Bilemiyorum. Birini istemediği bir ilişkiye zorlamak en son yapacağım şey.

Mars – İşte bunu anlamak için onu mutlaka düğüne çağırmalısın. Bazı şeyleri çok fazla düşündüğün için göremiyorsun şu an belki ama gözlerine baktığında anlayabilirsin. Hele Venüs dayanamayıp onun da kanına girerse bir bakmışsın çifte düğün yapıyoruz.

Noel Hoca – Yok canım ne düğünü. Ben evlenmek istemiyorum ki. Sadece aşkımı dolu dolu yaşamak istiyorum hepsi o kadar. Ayrıca illa her aşk evlilikle sonuçlanmak zorunda değil.

Mars – Orası öyle tabi. Zaten gerçeği söylemek gerekirse, ben de senin yerinde olsam kesinlikle evlenmezdim. Ne akla hizmet girdim bu yollara bilmem.

Noel Hoca – :))

Mars – Sen yine de ara kızı ve düğüne davet et. Doğum gününü kutlamasını filan beklemene de gerek kalmayacak böylece. Hadi ama acele et.

Noel Hoca derin derin düşündükten sonra Mars’ın dediğini yapar. O sırada kuaför salonunda Venüs gözleri kapalı bir şekilde makyaj koltuğuna başını yaslamıştır. Del4 hemen yanında durarak makyajının yapılmasını izlemektedir.

Del4 – Muhteşem görünüyorsun Venüs. Makyajına bayıldım.

Venüs – Sahi mi? İlk kez makyaj yaptırıyorum. Sonucu çok merak ediyorum.

Makyöz – Evettt bitti… Şimdi aynaya bakabilirsiniz hanımefendi.

Venüs aynaya bakar bakmaz bir çığlık atar. Yansımasında gördüğü kendini tanıyamaz.

Venüs – Bu da ne!

Makyöz – Ne oldu hanımefendi? Bir sorun mu var?

Venüs – Ben ne hale gelmişim böyle. Bu çok abartı. Hayatta ben bu şekilde dolaşamam. Ne olur makyajımı silin.

Del4 – Delirdin mi Venüs? Şahane bir makyaj yaptı kadın sana.

Makyöz – Neden beğenmediniz anlamadım. Zaten yüzünüz çok güzel. Şu an sanki dergi kapaklarındaki kızlar gibi oldunuz.

Venüs – İşte tam da bu yüzden sevmedim. Yanlış anlamayın ne olur. Bir saat de uğraştınız. Çok güzel olmuş gerçekten de ama bu ben değilim ki. Kapak kızı filan olmak istemiyorum ben. Neredeyse ağlayacağım ne olur silin.

Makyöz – Tamam peki. Nasıl isterseniz. Yalnız ilk defa böyle bir şey görüyorum. Gerçekten ağlamaklı oldunuz. İsterseniz biraz ara verelim. Şu koltuklara oturun biraz. Ben size bir kahve getireyim. Bir rahatlayın önce. Evleniyorsunuz unuttunuz mu? Bugün en mutlu gününüz olmalı. Kimse üzgün bir gelin görmek istemez değil mi?

Del4 – Doğru söylüyor Venüs. Gel şurada biraz oturalım da biraz kendine gel. Sanırım bu stres sana çok fazla geldi.

Venüs ve Del4 koltuklara geçerler.

Venüs – Allahım her taraf ayna dolu. Ne tarafa baksam kendimi görüyorum. Bir yabancıya bakıyormuş gibi hissediyorum.

Del4 – Bu kadar takılma birazdan silecek kız merak etme. Hadi başka şeylerden konuşup kafanı dağıtalım.

Venüs – Evet haklısın. Başka bir şeylerden konuşmak iyi gelebilir. Hadi anlat!

Del4 – Ne anlatayım?

Venüs – Şu sevdiğin adamdan bahset bana biraz.

Del4 – Sevdiğim adam mı? Öyle biri yok ki.

Venüs – Yok mu? Gerçekten mi? Ben hep birine aşık olduğunu düşünmüştüm. Hayatında gerçekten kimse yok mu senin şimdi? Genç güzel bir kadınsın nasıl oldu da şimdiye kadar evlenmedin hayret.

Del4 – Evlendim canım.

Venüs – Evlendin mi? Vay habere gel. Aşk olsun Del4 ama. Bugüne kadar niye anlatmadın bunu?

Del4 – Sormadınız ki. Hem bitmiş bir şeyi konuşmanın bir anlamı yok bence.

Venüs – Demek aşkınız bitti.

Del4 – Aşk yoktu. Mantık evliliği yapmıştım.

Venüs – Mantık evliliği mi? Elif’in şu Mantık öyküsündeki gibi önermelerin sonucunda gerçekleşen bir evlilik mi yani?

Del4 – :)) Onun gibi bir şey.

Venüs – Aşkı yaşamamış olmana üzüldüm doğrusu.

Del4 – Aşk yaşamadım demedim aslında. Sadece evlendiğim kişi aşık olduğum kişi değildi.

Venüs – Ayy daha da merak ettim bak şimdi. Baştan anlatsana sen şu işi.

Del4 – Aslına bakarsan Elif’in Mars ve Venüs hikayelerini okuyana kadar ben aşkın hep geçici bir şey olduğuna inandım. Aşkı bulduğumda onu koruyamayacağımı düşündüğümden de, yoluma aşık olduğum adam yerine dost olacağım adamla devam etmek daha mantıklı geldi.

Venüs – Birine aşıktın ve başka biriyle evlendin yani öyle mi? Kusura bakma ama bu mantık denen şey bana başından beri çok saçma geliyor.

Del4 – Ama çok imkansız bir ilişkiydi. Paris’te yaşıyordu. Hostes olduğum zamanlarda tanışmıştık. O kadar az görüşebiliyorduk ki. Birbirimizi doğru düzgün tanımıyorduk bile.

Venüs – Ne? Sen bir zamanlar hostes miydin? Hikaye gittikçe ilginç bir hal alıyor. Yalnız Paris de ne soğuk ve itici bir şehir gelmişti bana ilk gördüğümde. Demek sen hep söyledikleri gibi aşkı orada buldun.

Del4 – 🙂 Biraz öyle oldu. Paris’e değilse de ona ilk görüşte aşık oldum. O yüzden de sırf onu görmek için sonrasında defalarca Paris’e gittim. Çok sık değil tabi. Maddi manevi beni zorlayan bir süreçti. Sürekli uçuşta olduğum için sadece üç gün ayarlayabiliyordum. Bana bir saat gibi gelen üç gün. Her anını hiçbir şeyle değiştirmeyeceğim sarmaş dolaş geçen üç kısacık gün. Bazen iki üç ayda bir olurdu bu. Bazen şansım yaver giderse ayda iki kez.

Venüs – Bu arada evli değildin ama değil mi? Kocanı aldattığını anlatmayacaksın umarım bana. Bak düğüm günümde kalpten giderim ona göre.

Del4 – 🙂 Hayır evli değildim ama o sıralar benimle evlenmek isteyen bir arkadaşım vardı. Bir gün bir ilişkim olduğunu öğrendi. Ona aşık olmadığımı bir başkasına aşık olduğumu söylediysem de yine de benden vazgeçmedi. Pelobates’in beni kullandığını söyleyip durdu.

Venüs – Pelobates mi? Adamın adı bu mu? Bir de Fransız’a mı aşık oldun yani? Ay çok seksi olduklarını söylüyorlar. Doğru mu?

Del4 – 🙂 Yok Fransız değildi. Latin kökenliydi galiba. Hakkında çok fazla şey bilmiyordum aslında. Böyle şeyleri konuşmazdık. Arkadaşım Demir’le ise her şeyi konuşabiliyorduk. Sanat, felsefe, edebiyat, ilişkiler aklına gelebilecek her şey. Ben her zaman bir evlilikte en önemli şeyin konuşabilmek olduğunu düşünmüşümdür. Tıpkı Mars ve senin aranızda olduğu gibi.

Venüs – Evet ama bizim aramızda aşk da var. Konuşabilmek çok önemli tabi de, yine de bence güzel bir ilişki için ikisi de olmalı.

Del4 – Ama zaten o bana aşık değildi. Aşkla tutkuyu karıştırdığımı söylerdi. Bunu sürdürürsem çok üzülecektim.

Venüs – Böyle şeyler konuşmazdık dedin ne yapıyordunuz üç gün boyunca peki?

Del4 – Şeeey… 🙂

Venüs – Sana inanmıyorum Del4. Üç gün boyunca mı?

Del4 – Dur canım düşündüğün gibi değil. Biz onunla tamamen anı yaşardık. O an nerede olduğumuz ne konuştuğumuz önemli değildi. Bazen üç gün boyunca odadan hiç çıkmazdık. Bazen de başı boş bir şekilde sokaklarda sabahlardık. Onunla konuşarak sabahladığım geceler öyle başkaydı ki. Hem bu ilişkinin sonu yok diye üzülür her seferinde uzaklaşmak isterdim, hem de kulağımdan tüm hücrelerime yayılan cümleleri hiç bitmesin isterdim.

Venüs – Adamın nereli olduğunu bile bilmiyorsun. Ne konuşurdunuz o kadar saat?

Del4 – Belki de başkalarıyla konuşmadığımız, kendimize bile itiraf etmediğimiz şeyleri. Evrende sanki sadece ikimiz vardık. Geçmişsiz, geleceksiz, mekansız… Hiçbir hesaplamanın olmadığı tüm çıplaklığımızla ikimiz. Sanki kimsenin bilmediği bir toprak parçası bulmuştuk da, sadece ikimizin yaşadığı yeni bir ülke inşa etmeye çalışıyorduk.

Venüs – Ülke mi?

Del4 – Ülke inşa etmeye çalışıyorduk dediğime bakma tabi. Bazen yeni bir ülkeye taşınmayı çok istersin ama hiçbir zaman buna cesaret edemezsin ya hani. Onun varlığı işte benim için tam da böyle bir şeydi.

Venüs – Ve bu yüzden de aşık olduğun adamı bırakıp evlendin yani öyle mi?

Makyöz birden kızların yanına gelerek konuşmalarını böler.

Makyöz – Hadi gelin makyajınızı çıkarayım. Bu arada biraz kafanız dağılıp rahatladınız umarım.

Venüs – Ahh hiç sormayın. Kafam gerçekten öyle bir dağıldı ki size anlatamam. Şu an neredeyim, ne yapacağım her şey birbirine karıştı.

Del4 – :)) Kafanı dağıttığıma sevindim. Sen şimdi tüm anlattıklarımı unut ve içinde olduğun anın tadını çıkar. Bugün çok güzel bir gün olacak. Hadi artık biraz gülümse…

Didem Elif

Not: Hayat, içinden geçtiğimiz günlerde o kadar değişken ki… Sürekli planlar değişiyor. Normalde şu anda kuzenimin düğünü için İstanbul’a gelmiş olacaktım. Kısıtlamalı pandemi süreci devam ettiği için davetleri ertelendi. Ne zaman olacağı da belli olmadığından, son anda uçak biletimi iptal ettim. Her ne kadar düğünde giymeyi planladığım elbiseyi hala giyememiş olsam da, karakterlerim aracılığı ile bir düğün hikayesinin içinde kalmaya devam ediyorum. 🙂

Sevgilerimle