Aşk Durmaz

Mars – Neredesin Venüs?

Venüs – Geldim geldim buradayım.

Mars – Yürürken yanımda seni göremeyince yine düştün sandım. Düz yolda yürürken bile düşüyorsun malum.

Venüs – Yok yok düşmedim. Sadece biraz durdum.

Mars – Niye durdun hayatım?

Venüs – Yerde bu taşı buldum Mars. Onu inceliyordum. Baksana ne kadar güzel.

Mars – Sen şimdi gerçekten bir taş için mi durdun Venüs?

Venüs – Öyle deme Mars. Şunun formuna bir bak, görünce eminim sen de bayılacaksın.

Mars – Ne varmış formunda? Taş işte.

Venüs – Görmüyor musun? Resmen kalp şeklinde. Bugün çok şanslı günümde olmalıyım. ❤️

Mars – 😊

Venüs – Yalan mı ama Mars? Kalbe benzemiyor mu?

Mars – Yaniii, çok zorlarsan, evet biraz benziyor. 😊

Venüs – Aaa basbayağı kalp Mars. Sadece birazcık yamuk bir kalp ama olsun, kalp kalptir neticede. 😉

Mars – Tamam tamam öyle olsun. Yalnız yerdeki taşlara bakmayı bıraksan da yanımda yürüsen nasıl olur? Her zaman başına geldiği gibi bir taşa takılıp düşeceksin diye korkuyorum. Artık durmasak ve önümüze bakarak ilerlesek aşkım.

Venüs – Evet doğru çok düşerim ama uzun zamandır düşmüyorum bana haksızlık ediyorsun bence.

Mars – Doğru söylüyorsun aslında. Neyse geç kalmadan yetişelim istiyorum, o yüzden rica ediyorum daha fazla durma lütfen Venüs. Ben sana başka zaman çok güzel taşlar bulacağım söz.

Venüs – Peki hayatım ama bizim nereye gittiğimizi ne zaman söyleyeceksin?

Mars – Söyledim ya sürpriz. Bakalım görünce sevinecek misin?

Venüs – Biliyorsun sürprizlere bayılırım. İyice merak etmeye başladım.

Mars – Az kaldı. Aslında seni buraya arabayla da getirebilirdim. O zaman daha çabuk gelirdik tabi ama ben yürümek istedim. Ellerinin yumuşaklığını hissetmeye bayılıyorum. Seninle el ele yürümek o kadar hoşuma gidiyor ki. Umarım çok yorulmadın.

Venüs – Biraz yoruldum ama hiç şikayetçi değilim. Hem ne iyi oldu işte. Yürüyüşümüz sayesinde kalp şeklindeki bu taşı buldum. 😍

Mars – 🙈 Senin için şekiller niye bu kadar önemli Venüs? Yani kalp şeklinde olunca ne oluyor ki sanki anlamıyorum.

Venüs – Kalp, aşk demek Mars.

Mars – Tamam onu anladık da, çok klişe değil mi? Sen seviyorsun biliyorum ama bana çok anlamsız geliyor. Hem kalbin gerçekte şekli böyle değil ki?

Venüs – Elbette değil çünkü tekrar ediyorum bu şekil aşkın, sevginin simgesi. Vücuda kan pompalayan her kalbin aşk ve sevgi dolu olduğunu söyleyemeyiz değil mi? Ayrıca günümüze kadar gelen bu kalp sembolü çok eskilere dayanıyor. Taa Antik Roma döneminde madeni paranın üzerine bile basmışlar Mars.

Mars – Ciddi olamazsın.

Venüs – Çok ciddiyim.

Mars – Neden öyle bir şey yapmışlar ki?

Venüs – Silphium bitkisi meyvesinden ilham almışlar. Bu bitkinin tohumları kırmızı kalp şeklindeymiş.

Mars – Bunun aşkla ne alakası var peki?

Venüs – Erkeklerde çok güçlü biçimde afrodiziyak etkisi yaratıyormuş. Kadınlarda da doğum kontrol hapı işlevi görüyormuş. Dolayısıyla sevenler özgürce sevişebiliyorlarmış. Erotik sevgiyi çağrıştırdığı için bu sembol o zamanlar çok değerliymiş. Ayrıca bu bitkiyi yiyen erkeklerde şey sorunu olmuyormuş. Gel bunu kulağına söyleyeyim. 😉

Mars – Bak sen şu işe. Hmm. Konu ilginç bir hal aldı gözümde şimdi. 😊 Sen şu taşı versene bana bir daha bakayım.

Venüs – Yalnız şunu da belirtmeliyim Mars, elbette ki bu kalp sembolünün sana olan aşkımı ifade etmesi imkansız. O kadar yetersiz kalır ki…

Mars – Venüsss… Canım benim. Sen benim birtanemsin. 😍

Venüs – 😍

Venüs ve Mars yolun ortasında durup, sevgi içinde birbirlerine sarılırlar.

Mars – Hah işte sonunda geldik.

Venüs – Ooo. Burası ne kadar kalabalık böyle. İnanmıyorum Mars. Yoksa sen beni bir konsere mi getirdin?

Mars – Evet! Tam üstüne bastın. Seni Japonya’daki Barış Manço konserine getirdim Venüs.

Venüs – Yok artık. Öyle bir şey mümkün değil ki, biliyorsun Barış Manço şu anda yaşamıyor.

Mars – Kim demiş yaşamıyor. Hem biz zamanda yolculuk yapıp geçmişe geldik ki.

Venüs – Marscım seni kırmak istemiyorum ama daha henüz zamanda yolculuk yapılamıyor hayatım. Konser biletini sana kim sattıysa seni çok fena kandırmış.

Mars – Allah Allah Venüs. Hayret bir şeysin. Gökyüzünden kayan bir yıldız olduğuna inanıyorsun da, zamanda yolculuk yapabileceğine neden inanmıyorsun?

Venüs – Hahaha. Seni çok Nasrettin Hoca gördüm Mars. 🙂

Mars – 🙂

Ve efsane konser başlar…

Venüs – Aaa inanmıyorum, haklıymışsın Mars. Gerçekten Barış Manço çıktı. Ama bu nasıl oldu ki? Bütün bunları organize ettiğine inanamıyorum. Sen delisin.

Mars – Hani hep zamanda yolculuk yapmak istersin ya Venüs, seni buraya getirirsem çok mutlu olursun diye düşündüm. Hem sana olan sevdamı daha iyi kim anlatabilirdi ki?

Venüs – Marssss aşkımmm… ❤️❤️❤️

Mars – ❤️❤️❤️

Didem Elif

Not 1: Bazı gerçek karakterler öykülerle yaşatılmalı. 7’den 70’e kadın, erkek, çocuk demeden; hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun onu tanıyan herkesin yüreğinde sevgi tohumları ekmiş Barış Manço’yu tüm kalbimle anıyorum. Dilerim varlığı daha nice yaşasın. ❤️

Not 2: Öyküye verdiğim Aşk Durmaz ismi, Yüksek Sadakat grubunun Aşk Durdukça şarkısını dinlerken aklıma geldi. Onlar her ne kadar 90’lı yıllarda kurulmuş bir müzik grubu olsa da, şarkıları 2000’li yıllarda albümleştiği için, -hep beraber zamanda yolculuk yapalım diye- bu öykünün sonunda kullanmak istemedim. 😉 Hem Japonya’da konser denince, sizin de aklınıza ilk olarak Barış Manço gelmiyor mu? Eğer öyleyse, ne derim ben hep? Kalp kalp kalp… 😊 Eğer öyle değilse de aşağıdaki videonun kalbinize çok iyi geleceğini düşünüyorum.

Edebiyatla ve müzikle kalın,

Sevgilerimle…