Kimlik

Venüs – Aşk olsun sana ama Mars. Ben seninle bir daha konuşmayayım da gör gününü.

Mars – Haydaaa… Gene ne oldu Venüs?

Venüs – Senin bir göbek adın varmış hiç söylemiyorsun.

Mars – Ah evet. Çok saçma bir isim. Kullanmayı sevmiyorum hiç. İyi de sen nereden biliyorsun?

Venüs – Kimliğinde yazıyor.

Mars – Sen benim eşyalarımı mı karıştırıyorsun Venüs?

Venüs – Hayır canım. Kimliğini kitap ayracı olarak kullanmışsın. Kütüphanede seçtiğim kitabın içinden çıktı. Doğal olarak ben de inceledim. Şuna bak hem suçlu hem güçlü. Diğer isminin Kübik olduğunu niye bana söylemedin?

Mars – Sormadın ki. Ayrıca bir kimliğim olduğundan bile haberim yok hayatım. Hiç kimliğe ihtiyacım olmamıştı. Demek bir kimliğim varmış ve kitap arasında kalmış öyle mi? İlginçmiş.

Venüs – Nasıl sormadım? İnsan durup dururken birine senin başka bir ismin var mı diye sormaz ki. Senin söylemen gerekirdi.

Mars – Aklıma gelmedi valla. Kullanmadım ki bugüne kadar Venüs.

Venüs – Senin bu yaptığını Çorumlular yapmaz ama Mars.

Mars – Kimliğimde o konuda ne yazıyor baktın mı? Elif kesin beni Çorumlu da yapmıştır. Eğer öyleyse hiç şaşırmayacağım valla. Bu kadının kesin benimle bir derdi var.

Venüs – Gök Kubbe yazıyor.

Mars – Eh iyi bari. Oradan yırttık. Peki senin bir göbek adın var mı Venüs?

Venüs – Hayır benim göbek adım yok.

Mars – Ne güzel ne şanslısın. Ben hiç sevmiyorum iki ismim olmasını. Oldum olası sevemedim. Bir de ne kadar saçma. İsme bak. Kübik.

Venüs – Neden saçma olsun ki? Acaba kübizmden mi etkilenerek sana Elif bu ismi vermiş?

Mars – Hmm. Bilmem. Duymuşluğum var ama Kübizm hakkında fazla bir şey bilmiyorum.

Venüs – Kübizm denince Picasso akla gelir. Gerçeği olduğu gibi yansıtmaz onun resimleri. Geometrik biçimlerle çizer resmettiklerini.

Mars – Geometri mi? Aslında ben geometriyi çok severim. İlgimi çekti sen böyle deyince. Bana verdiği bu ismin anlamını merak ettim bak şimdi.

Venüs – Neyse konuyu dağıtmayalım. Bu seferlik seni affediyorum ama benden bir daha böyle şeyler saklama olur mu Mars?

Mars – Canım benim ama anlamıyorsun saklamadım ki. Aklıma bile gelmedi inan ki. Gelse söylerdim merak etme. Boş yere güvensizlik yaratmaya gerek yok. Bence de konuyu dağıtmayalım hatta kapatalım. Bir fikrim var. Aramızda az önce esen bu soğuk rüzgarı kaldırıp, seninle güne daha sıcak bir giriş yapalım. Hadi kalk ayağa.

Venüs – Neden ayağa kalkacakmışım? Hem sen ne yapıyorsun ellerin havada öyle?

Mars – Vals yapıyorum hayatım. Sen de bana katılsana.

Venüs – Ayy gene mi dans edeceğiz Mars? Tango maceramızdan sonra emin misin gerçekten benimle dans etmek istediğine?

Mars – Evet tabi ki. Hiç kuşkun olmasın. Senin varlığını kollarımda hissetmek dünyanın en güzel şeyi. Bundan vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?

Venüs – Ne bileyim? Beceremiyorum dans etmeyi bir türlü. Yüzüme gözüme bulaştırıyorum.

Mars – Bir de vals deneyelim seninle. Bence bunu seveceksin. Yapması çok keyifli. Düşünerek dans etmen gerekmiyor, müziği içinde hissederek, duyduğun ritmi tutturman yeterli. Beni izle, önce olduğun yerde tek başına yap. Hatta senin elbisen olduğu için illa ellerini havaya kaldırman da gerekmiyor benim gibi. Tut eteklerinden şu şekilde. Bir sağa doğru bedeninle yaylanarak adım at. Sonra aynı şekilde sola doğru. Kendini her iki tarafa sallayarak akışa bırak. Hah bak oldu. İşte böyle. Gördün mü çok kolay.

Venüs – Harika… Evet. Gerçekten oldu. Yapabildim. Yaşasın…

Mars – Şimdi tut elimi beraber yapalım.

Venüs – Ay Mars. Sanki bulutların üzerinde uçuyorum. Muhteşem bir şey bu. Çok güzel. Gerçekten çok teşekkür ederim. Nasıl iyi geldi anlatamam sana.

Mars – Hoppala. Sen gene mi ağlıyorsun Venüs? Ne çok ağlıyorsun sen de ama.

Venüs – Birden çok duygulandım. Güne böyle seninle dans ederek başlamayı hiç beklemiyordum doğrusu.

Mars – Ne güzel dedin. Harika bir fikrim var. Bundan böyle güne her gün dans ederek başlayalım Venüs. Eminim bu şekilde başlamak bütün günümüze etki edecektir. Dur sana bayılacağın bir vals çalacağım şimdi.

Venüs – Olur Mars. Güne böyle başlamayı gerçekten çok isterim.

Mars – Canım benim. Hadi gel o zaman. Bu sefer şarkıyla birlikte dans edelim seninle.

Venüs – ❤️

Mars – ❤️

Didem Elif

Not 1: Bu öykünün kapağında kullandığım Ağlayan Kadın adlı resimde; Picasso’nun, hayat arkadaşı Dora’yı resmettiği söylenmektedir.

Not 2: Özellikle Çorumlulardan özür dilerim. Ben sadece ağızlara yerleşmiş bu tanımlamayı kullanmak istedim o kadar. Yoksa Çorumluları severim. Ne de olsa kızımın babası bir Çorumlu. 🙂 Ama siz siz olun evlenmeden önce evleneceğiniz insanın kimliğine bir bakın. Sonradan bir sürpriz olmasın.

Not 3: Hangi ruh halinde olursanız olun, dinlediğiniz zaman kendinizi iyi hissettirecek bir müzik paylaşmak istedim sizlerle. Second Waltz; İkinci Dünya Savaşı’nın tüm etkilerini üzerinde hissetmesine rağmen, müziğiyle barış dilini anlatmaya çalışmış bir Dmitri Shostakovich bestesidir. Ama ben burada bir Andre Rieu yorumunu seçmeyi tercih ettim. Çünkü onun videosunu izledikten sonra bu melodiyi nerede duysam, kendimi tutamayıp kalpli gözlerle yerimde sallanmaya başlıyorum. Dilerim sizde de benzer bir etki yaratır. 🙂

Edebiyatla ve (tabi ki) müzikle kalın,

Sevgilerimle…