Köprü

Mars – Hayatım neden burada buluştuk söyler misin?

Venüs – Buluştuğumuza sevinirsin sanmıştım Mars.

Mars – Tabi ki çok sevindim. Seninle birlikte olmayı çok seviyorum. Sadece bu soğukta burada buluşmak yerine daha güzel bir yere gitsek daha hoş olmaz mıydı?

Venüs – Bugün özel bir şey konuşacağız seninle. Anlamlı bir yer olsun istedim. Bazı mekanların enerjisi olduğuna inanıyorum. Nedenini bilmiyorum ama burayı ben çok seviyorum. Gerçi şimdi her yere yaptıkları gibi naylon giydirme ile kapatmışlar. Bu halini pek de sevmedim doğrusu. Ama gelmiş olduk artık.

Mars – Demek özel bir şey konuşacağız. Merak ettim bak şimdi.

Venüs – Elif’in yazdığı Uyum adlı öyküyü okumuş muydun?

Mars – Ah tabii ya, Elif için bir şeyler yapacağız yine.

Venüs – Bir öyküde buluştuğumuza göre tabii ki Elif için bir şeyler yapacağız Mars. Biz onun öykü karakterleriyiz neticede.

Mars – Haklısın. Hadi söyle bakalım. Bu seferki görevimiz nedir?

Venüs – Sen ve Ben Dergisi’nin yazarlarından Seda Çağlayan, Elif’in Uyum adlı öyküsünü okuduktan sonra ona,

“İnsanın kalbiyle aklı ne zaman uyumlanıyor ya da uyumlanıyor mu?”

diye bir soru sormuş ve bu konuya el atmasını istemiş. Elif o günden beri bunu düşünüyor. Bizimle bir hikaye şeklinde anlatmanın hoş olacağına karar vermiş.

Mars – Sağlam soru sormuş Seda da valla.

Venüs – Evet sorma. “Kelin ilacı olsa başına sürermiş,” dedi Elif önce kendi kendine ama sonra bu soruya bir öyküyle yanıt vermek istedi. Bu arada burada ilk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?

Mars – Evet hatırlıyorum. Ben senin kadar unutkan biri değilim biliyorsun.

Venüs – O gün ilk geldiğinde biraz gergin görünüyordun. Bir süre burada oturmuş, biraz etrafta yürümüş sonra da ayrılmıştık. Ayrılırken ellerinle yüzümü avuçlarının içine almış, yanağımdan çok tutkulu bir şekilde öpmüştün. O anı hiç unutamıyorum biliyor musun?

Mars – Ama sen böyle şeyler söyleyince aklımı başımdan alıyorsun Venüs.

Venüs – Tam da bundan bahsetmek istiyorum. Sana şu an o kadar kalpten bir şey söylüyorum, benim için çok sahici olan bir andan bahsediyorum, seninse aklın başından gidiyor. Nereye gidiyor acaba?

Mars – Bu konuya hiç girmeyelim istersen.

Venüs – O zaman anlatmak istediğime odaklanırsan sevinirim Mars. Biliyorsun ki sen ve ben iki ayrı gezegenin insanıyız. Yapılarımız çok farklı. Normal şartlarda bir araya gelmemiz ve anlaşmamız çok zor. Elif’in sayesinde bir araya geliyoruz.

Mars – Evet onun niye özellikle bizi seçtiğini biliyorum. Birimiz dünyadaki erkeği, birimiz de kadını temsil ediyoruz. Aynı zamanda birimiz aklı, birimiz de kalbi.

Venüs – Harika, bak konuya odaklanınca nasıl da birden uyumu yakaladın benimle.

Mars – Biz bütün farklılıklarımıza rağmen anlaşabilen, uyumlu bir çiftiz. Elif ikimiz arasında bir köprü görevi görüyor bu anlamda.

Venüs – Ne güzel söyledin. İşte bu yüzden sana bayılıyorum. Sen konuştukça benim zihnim açılıyor resmen. Köprü! Anadolu ve Avrupa gibi iki kıta bile bir köprü sayesinde birbirine bağlanıyor. Dolayısıyla akıl ve kalbi birbirine bağlayan bir köprü olursa uyumu yakalamak mümkün olur.

Mars – Şimdi böyle söyleyince kolay gibi görünüyor ama o köprüyü nasıl inşa edecek insanlar?

Venüs – Olmayan yeni bir şey inşa etmelerine gerek yok bence. Yüzyıllardır insanlar bir sürü yol bulmuş bunun için. Bu yollardan kendileri için en uygun olanı seçebilirler.

Mars – Elif’in hikayelerle bulduğu yol gibi mi?

Venüs – Evet aynen öyle. Elif yazarak bulmuş kalbine giden yolu. Başkası müzik aracılığıyla kurabilir bu bağı. Yoga, dans, reiki hatta spor yapmak kimi için belki de. Bilemiyorum. Herkes kendisi bulacak.

Mars – Peki hangisi olduğunu nasıl anlayacaklar?

Venüs – Kalp ne istediğini her zaman bilir Mars. Akıl baktı kullandığı yol kalbini mutlu etmedi hemen başka bir yol bulacak. Burada iş akıla düşüyor. Tıpkı tangoda bütün işin erkeğe düştüğü gibi.

Mars – Tango yaptığını bilmiyordum.

Venüs – Yapmıyorum zaten, senin dışında hiç kimse ile dans etmek istemem Mars. Elif’in ablası tam bir tango aşığı. Ondan biliyorum. Ayrıca Elif’in Tango üstatları ile yaptığı söyleşileri okumuştum. Tangoda dansı erkek yönetiyor. Kadına ne yöne gideceğini hissettiriyor. Böylece uyumlu bir şekilde dans ediyorlar.

Mars – Burada da kalbin sesini duyurma işi gene bize düşüyor yani.

Venüs – Evet kalbimin sesine kulak vermesen ben çok mutsuz olurdum Mars. Aklın uyum sağlamadığı kalp mutlu olamaz hep acı çeker. Akıl aynı beden içinde bulunduğu kalbin sesini duymanın yolunu mutlaka bulmalı.

Mars – Seni duyduğuma gerçekten inanıyor musun? Az önce kızdın kalbinden geçenleri söylediğinde verdiğim tepkiye.

Venüs – Beni o gün öyle öperken zaten kalbime dokunmuştun. Ben söylediklerine ya da söylemediklerine o kadar da takılmıyorum. Bana ne hissettirdiğin benim için daha önemli Mars. Seninle birlikteyken hissettiklerimi hiçbir şeye değişmem.

Mars – Sen bir tanesin Venüs. Bir an kalbini kırdım diye gerçekten çok üzülmüştüm.

Venüs – Aslına bakarsan kabul etmeliyim ki biraz tuzak bir cümle kurdum sana. Neyse sonunda tatlıya bağladığımıza sevindim.

Mars – Ben de sevindim. Yalnız az önce söylediğini kaçırdım sanma. Madem sadece benimle dans etmek istiyorsun, o zaman bir gün seninle dans etmeye gidelim mi ha ne dersin?

Venüs – Allah derim Mars. 

Facebook
Twitter
Instagram