Bedel

Barney Değil’in hararetli havlaması üzerine Mars, Venüs ve Noel Hoca telaş içinde Patara Anfi Tiyatro’nun dışına çıkarlar. Del4 bir polis memuruyla tartışmakta ve Barney Değil de polis memuruna doğru havlamaktadır.

Noel Hoca – Hayırdır memur bey. Sorun nedir?

Polis Memuru – Amfi Tiyatro’nun içinde Mars diye biri varmış. Onu arıyorum. Fakat köpeğin içeri girmeme izin vermiyor. Köpeğine lütfen mukayyet olur musun?

Noel Hoca – Buraya gel Barney Değil.

Barney Değil sakinleşir ve Noel Hoca’nın yanına gider.

Del4 – Mars beyin bir suçu yok diyorum beni dinlemiyor.

Mars – Mars benim. Niye beni arıyorsunuz ki?

Venüs istemsizce bir çığlık atar.

Venüs – Aman Allahım suç mu? Ne suçu?

Mars – Sakin ol Venüs. Şimdi anlarız neler olduğunu. Herhalde bir yanlışlık olmalı.

Polis Memuru Mars’ın çıplak ayağına bakar. Kendini bir anda etrafındaki kalabalığa karşı daha güvenli hisseder.

Polis Memuru – Gördüğüm kadarıyla hiçbir yanlış anlama yok. Yine de önce ifadenizi almam lazım.

Noel Hoca – O zaman konuşmak için meclis binasına gidelim. Biliyorsun burada olmaz.

Polis Memuru – Tamam gidelim.

Hep birlikte Patara Meclis Binası’na doğru yürümeye başlarlar. Barney Değil sakinleşmiş bir şekilde peşlerinden gider. Meclis Binası’na girince Polis Memuru sahnede durur. Del4 ve Noel hoca aralarında boşluk bırakarak taşların üzerine otururlar. Barney Değil Noel hocanın yanına giderek ayak dibine yerleşir. Venüs ve Mars ne yapacağını bilemez bir şekilde ayakta dikilmektedir.

Polis Memuru – Mars bey siz lütfen yanıma gelin. Hanımefendi siz de şu taraflarda rahat bulduğunuz herhangi bir yere oturabilirsiniz.

Venüs – Şey benim adım Venüs.

Polis Memuru – Yalnızca size soru sorduğumda yanıtlarsanız sevinirim. Hani bilgisayarda mute tuşu var ya. Bir zahmet herkes kendini mute’a alsın.

Venüs çok heyecanlı ve oldukça tedirgindir. Endişe içinde taşlardan birinin üzerine oturur. Mars da Polis Memuru’nun yanında sahneye çıkar.

Polis Memuru – Aslına bakarsanız evde odunlarımı sobaya atıp geldim buraya. O yüzden ateş sönmeden eve gitmem lazım. Kızım da komşuda. Aklım bir taraftan onda. Ama görev aşkı işte ne yaparsın? Dayanamadım geldim. Patara kapısının orada çıplak ayaklı bir sürü Japon protesto yapıyor diye bir ihbar aldım. Olay yerine gittiğimde gerçekten bir grup Japon çıplak ayakla hep birlikte göğe bakarak “Mars Mars Mars,” diye bağırıyorlardı. Biliyorsunuz ölen karım bir Japondu. O yüzden Japoncamla aralarına gidip ne olduğunu sordum. Bana Mars’ın gökyüzünden yere indiğini ve çıplak ayakla Anfi Tiyatro’da gezdiğini söylediler. Bundan etkilenip hepsi ayakkabısını çıkartmış. Dolayısıyla Mars beyi toplumu kötü etkilemek suçundan tutuklamam gerekiyor.

Mars konuşmak ister ama şaşkınlıktan dili tutulur. Bir türlü sesi çıkmaz. Venüs sakin kalmaya çalışsa da bir türlü heyecanını yenmeyi beceremez. Dayanamaz ve sesli bir şekilde bağırır.

Venüs – Tutuklamak mı? Ne yani Mars’ı hapse mi atacaksınız? Bütün bunlar kötü bir şaka olmalı.

Del4 – Keşke sizin aşk hikayenizi o şekilde anlatmasaydım. Benim yüzümden başınıza neler geldi? Ay çok üzgünüm.

Polis Memuru – Buraya Mars beyi dinlemeye geldik. Onun dışında herkes konuşuyor mübarek. Evet Mars bey lütfen sizi dinleyelim. Neden çıplak ayakla geziyorsunuz?

Mars – Çünkü giyecek bir ayakkabım yok.

Polis Memuru – Gökyüzünden indiğiniz doğru mu?

Mars – Evet ama o çok önceydi. Ardından Venüs ile birlikte bir sürü yerde buluştuk. Sonra nihayet Tanrı huzurunda evlenip aya balayına gittik. Bir dönem Japonya’da yaşadık filan. Neyse hikaye çok uzun. En son denizden Patara kumsalına geldik. Giyecek bir ayakkabım ya da terliğim olmadığı için çıplak yürüyorum. Mecburum bir nevi yani. Bunun suç olduğunu bilmiyordum.

Polis Memuru – Mesele insanları buna teşvik etmeniz. Herkes ayakkabısız gezerse ayakkabı sektörümüzün hali ne olur hiç düşündünüz mü?

Mars – Ben kimseyi bir şeye teşvik etmedim. Japonlar beni rol model aldıysa ben ne yapabilirim? Neden onları sorgulamıyorsunuz?

Polis Memuru – Japonlar turist olduğu için dilediği gibi gezebilir. Ama sizi geçici bir süre hapse atmam gerekiyor.

Mars – Oldu! Yabancı turistler benim vatanımda en güzel yerlere istediği şekilde gidebilecek, ben hapis yatacağım öyle mi? Ne ala memleket!

Polis Memuru – Valla ben emir kuluyum.

Venüs – Patara’da bir hapishane olduğunu bilmiyordum. Yoksa Elif’in evinin önündeki Kaş Hapishanesi’ne mi götüreceksiniz Mars’ı?

Polis Memuru – 2023 yılında olduğumuzu hatırlatırım Jüpiter hanımefendi. Burada…

Venüs polis memurunun sözünü keser.

Venüs – Jüpiter değil Venüs benim adım. Elif onu okumayan insanları nasıl oluyor da karakter olarak metnine alıyor anlamıyorum ki.

Mars – :))

Polis Memuru – Her neyse hanımefendi, bahsettiğiniz Kaş’taki hapishane artık Adalet Sarayı oldu. Mars beyi Patara kumsalına götüreceğim. Bizim hapishanemiz orası.

Mars – Kumsal mı? Ooo iyiymiş… 🙂 Bikinili kızlar filan. Ne güzel hapishane bu böyle.

Venüs – Aşk olsun ama Mars…

Mars – Şaka yapıyorum Venüs. 🙂 Kumsaldan hapishane derken Elif’in aklından kim bilir ne geçiyor merak ettim doğrusu.

Polis Memuru sessizleşip uzaklara dalar. Herkes onun tepkisine bakmaktadır.

Noel Hoca – Memur bey? Burada mısınız?

Polis Memuru kendine gelir.

Polis memuru – Pardon Elif düşüncelere dalıp kahvesinden bir yudum aldı da… Onun bir şey yazmasını bekliyorum.

Mars – Elif’in kahve içmesi önemli tabi… :)))

Polis memuru – Bikinili kız fantezinizi böleceğim ama sizden başka kumsalda kimse olmayacak Mars bey. Maalesef şu an elimizde başka mahkum yok.

Venüs – Ahhh ne kadar üzüldüm. 🙂

Mars – Demek kumsal, geldiğimizde o yüzden bomboştu. Yalnız benim uykum geldi.

Polis memuru – Ne? Uykunuz mu geldi? Tanrım nasıl bir metnin içindeyiz Allah aşkına. Bugüne kadar onca yazar hapse attım bu kadar saçmalayanını ilk kez görüyorum.

Mars – :))

Venüs – Ay sormayın. Mars’ın böyle bir uyku sorunu var. Hoşuna gitmeyen anlarda hemen uykusu geliyor. Biz bunu Japonya’dayken çok sık yaşıyorduk. Bu durumun valla Elif ile bir ilgisi yok. Direkt Mars meselesi yani. Hatta Elif ilk kez diyaloglarımıza taşıdı diyebilirim. 🙂 Hayatım biraz sıksan dişini. Şu hapishane meselesini çözelim çok güzel bir yere gideriz. Orada bol bol uyursun.

Mars – :))))))

Venüs – Sahi neden yazarları hapse atıyorsunuz? İnsan düşündüklerini ifade ettiği için hiç hapse atılır mı? Çok saçma değil mi?

Noel Hoca – Dünya derdinden kopup daha rahat yazsınlar diye. Sadece yazarlar değil tüm sanat emekçileri için geçerli bu. Eşsiz gün batımları manzarası eşliğinde üretmenin çok etkili olduğunu fark ettik de. Elif’in “F” tipi hücre anlayışı işte malum.

Venüs – İyi de Mars yazar ya da sanatçı değil ki.

Polis memuru – Hmm… Gerçekten yazar ya da sanatçı değil mi? O zaman bu Japonlar neden ondan bu kadar etkilendi acaba?

Noel Hoca – Aslında az önce amfi tiyatroya geldiğimde bana Mars’ın oyun yazdığını söylemiştiniz.

Venüs – Noel hoca yapma ama sen de? Aşk olsun yani.

Mars – Tamam Venüs. Nefesini harcama boşver. Başta çok şaşırmıştım ama kabullendim şu an durumu. Madem başka seçeneğim yok. Tamam hadi bir an önce gidelim.

Memur bey Mars’ın kolundan tutar. Tam birlikte yürüyeceklerdir Venüs neredeyse haykırırcasına bağırır.

Venüs – Hayır durun! Mars’ı götüremezsiniz. Tüm suçlu benim. Yola çıkarken ona terlik almayı unutmuşum. Mars o yüzden çıplak ayakla dolaşıyor. Madem biri hapis yatacak. Beni götürün.

Mars – Venüs saçmalama ne yapıyorsun?

Venüs – İhmalimin bedelini senin ödemene müsaade edemem aşkım. Hem yanıma kitap almıştım. Bir sürü güneş kremim de var. Bak boşuna almamışım onları demek ki. Kumsalda kitap okuyarak bol bol güneşlenirim.

Mars – :))

Polis memuru – Peki tamam Jüpiter hanımı götürüyorum öyleyse.

Venüs – Venüs benim adım… Veeeenüüüssss!!!

Polis memuru – Ah doğru pardon. Aman canım ne fark eder sanki. Ha Venüs ha Jüpiter? İkisi de gezegen adı değil mi? Okuyucu anlıyor derdimi sonuçta. Sizin için de isminiz ne kadar önemliymiş hayret bir şey yani. Bundan dolayı bir saçımı yolmadığınız kaldı. 🙂 Hadi artık bir an önce sizi hapishaneye götüreyim de; kızımı komşudan alıp, yaktığım odunlar sönmeden eve döneyim.

Venüs – Tamam ama izin verirseniz Mars ile iki dakika yalnız konuşmak istiyorum.

Polis memuru – Tabi ki.

Del4, Noel Hoca ve Polis memuru Meclis Binası’nın dışına çıkarlar. Venüs Mars’ın yanına sahneye gider. Barney Değil oturduğu yerden onları izlemektedir. Venüs Mars’ın elini tutar ve avcunun içine bir şey koyar. Mars avcuna bakar. Oldukça küçük boyda bir keçi boynuzu vardır.

Mars – Bu ne Venüs?

Venüs – Aslında onu yemek istiyordum ama yapamadım. Onu sana veriyorum. Böylece yanında rahatça taşıyabilirsin. Ben yokken kendine iyi bakmanı istiyorum. Beni sakın merak etme. Yalnız olduğunu düşünüp her kötü hissettiğinde onu avcuna al ve göğe bak. O anda benim de seni düşündüğümü bil.

Mars hiçbir şey söylemeden Venüs’e sıkıca sarılır. Venüs Mars’ın yanağına kısa ama tutkulu bir öpücük kondurup ondan ayrılır.

Venüs – Hadi gideyim ben bir an önce. Baksana adam takmış oduna. Bu sıcakta ne diye odun yakmış anlamadım ya neyse. Sönerse ateşi gene bizden bilecek sonra.

Mars – :))))

Mars ve Venüs el ele Meclis Binası’ndan dışarı çıkarlar. Barney Değil peşlerindedir. Hep birlikte dışarıda onları bekleyen Del4, Noel Hoca ve Polis memurunun yanına giderler.

Del4 – Ahh çok duygulandım. Umarım en kısa zamanda yeniden kavuşursunuz çocuklar.

Polis memuru – Tamamsanız yola koyulalım.

Venüs – Evet gidebiliriz.

Polis memuru Venüs’ün koluna girmeden eliyle “bayanlar önden” işareti yapar. Diğerlerini oldukları yerde bırakıp birlikte Patara kumsalının yolunu tutarlar. Barney Değil onları takip etmektedir.

Venüs – Bu arada karınız için çok üzüldüm memur bey. Başınız sağ olsun.

Polis memuru – Teşekkür ederim. Sizin Mars beyi sevdiğiniz gibi ben de onu çok sevmiştim. Maalesef kızımızı doğururken öldü. 7 yaşındaki kızımı o yüzden yalnız büyütüyorum. Biraz zor bir hayatım var. Eğer gergin davrandıysam lütfen kusura bakmayın.

Venüs – Sorun değil. Adınız nedir?

Polis memuru – Adım mı? Bilmem. Daha önce kimse sormamıştı. Herkes bana polis memuru der.

Venüs – Anladım.

Polis memuru – Ayrıca bence böyle gayet iyi. Ben memnunum yani. Hem Elif şimdi nerden bir isim daha bulsun.

Venüs – :))) Barney Değil ilginç bir şekilde bizi takip ediyor. İnanın bunun için özel olarak yaptığım bir şey yok. Sonra sizinle geri döner herhalde. Noel hocaya teslim edersiniz olur mu?

Polis memuru – Yok teslim etmem gerekmiyor. Hapishaneye bir tek Barney Değil girebiliyor. Orada kaldığınız süre boyunca sevgiye ihtiyacınız olacak. Barney Değil sizin bu ihtiyacınızı dolu dolu karşılayacaktır. O yüzden Noel Hoca onun yokluğunu dert etmez, siz hiç merak etmeyin.

Venüs olduğu yerde durur, yere çömelir. Barney Değil Venüs’ün yanına gider. Venüs hüzün içinde onun başını okşar. Barney Değil kuyruğunu sallayarak sevgiyle Venüs’ün yüzünü yalamaktadır.

Didem Elif