Başka Bir Ben

Kaş’tan taşınmaya karar verdiğim şu günlerde Kaş’ta yaşamaya karar verdiğim zamanlar aklıma geliyor. Tanıştıktan çok kısa bir süre sonra kızımın babası tarafından evlilik teklifi almıştım. Üstelik hemen bir ay sonra gerçekleştirmek istiyordu bunu. Benim fikre hazır olmamsa, yani evliliğin gerçekleşmesi, bir yıl sürmüştü. Böyle bir kararı alana kadar çok korktuğumu akla karayı seçtiğimi hatırlıyorum.

Sadece medeni halim değişmeyecekti çünkü, yaşadığım şehirden de ayrılacak küçük bir sahil kasabasına taşınacaktım. Beraberimde getirdiğim ne işim olacaktı, ne ailem, ne arkadaşlarım. Yine de yeni bir şehirden, yepyeni bir düzenden çok ilişkinin yürümeme ihtimali korkutuyordu beni. Bir yandan da yıllar sonra ilk kez birine çok yoğun duygular hissettiğim için bu ilişkiyi sonuna kadar yaşamak istiyordum. İnsanların isteklerini gerçekleştirmesi konusunda hem yurt içinde hem yurt dışında eğitimler veren alanında uzman birinden destek almaya karar verdim. Birebir görüşmemizde durumumu ve korkularımı anlattım. Beni dinledikten sonra gözlerimin içine bakarak, “En kötü ne olur?” diye sordu, “Kaş’a yerleştin ve ilişkin yürümedi diyelim, ne olur o zaman?”

Aylardır kendime sormayı akıl etmediğim sorunun cevabı çok net geldi. Sesli bir şekilde dile getirdim. “Her şeye sıfırdan başlarım.”

Bu cevabı verir vermez başımın üstünde gezdirdiğim bulutlar birden dağılmıştı sanki. O anda hissettiğim duyguyu sonuna kadar yaşamanın her şeye değeceğini fark ettim. Sonu nasıl biterse bitsin. Alt tarafı yeniden başlardım ne olurdu sanki? Ucunda ölüm yoktu ya…

Uzman kişi bu konuşmanın hemen ardından bana bir çalışma yapacağımızı, gözlerimi kapatmamı istediğini söyledi. Meditatif bir müzik açarak cümleleriyle beni yönlendirmeye başladı. Onun ne söylediğini hiç hatırlamıyorum ama gözlerimde canlanan resim dün gibi aklımda.

Üzerimde, tülden parçaları uçuşan upuzun etekleri olan yumuşacık beyaz bir gelinlik vardı. İçi zifiri karanlık görünen mahsen gibi bir yere iniyordum. Işık indikçe azalıyordu. Ortaçağ filmlerinden kalma bir sahne gibiydi. Merdivenleri yavaş yavaş inerken eteklerim yerlere sürünüyordu. Yine de devam ederek sonuna kadar indim. Önümü görmeden bir süre aynı yavaşlıkta yürüdüm. Ben karanlığın içinde yürüdükçe düşük enerjimin giderek yükseldiğini hissediyordum. Korku duymak yerine cesaretlenmeye başlamıştım. Sonra garip bir şey oldu. Birdenbire üzerime sımsıkı oturan siyah deri bir kıyafet içinde buldum kendimi. Resmen Batman filmindeki Kedi Kız gibi görünüyordum. Meditasyonun bitmesine yakın atak, çevik ve güçlü bir şekilde aynı merdivenleri emin adımlarla çıktım. Gözlerimi açtığımda yüzümde bambaşka bir gülümseme vardı. Her ne kadar masumiyetini yitirmiş olsa da benim içimden çıkan bu seksi cesur kadın çok hoşuma gitmişti.

Birlikte çalıştığım kişi, bir enerji çalışması olan meditasyonuna başlarken de bitirirken de aslında sadece iki ya da en fazla üç cümle söylemişti. Niyeti tamamen odağımı zihnimden çıkartıp kalbime yönlendirmekti. Gözlerimi kapattığım zaman ne gideceğim yeri, ne de üzerime ne giyeceğimi belirtmişti. Hepsi kendiliğinden benim içimden çıkmıştı. Belli ki zihnim evlilik kararını karanlık bir mahsene benzetiyordu. Benim için resmen bir “düşüş” hikayesiydi. Dolayısıyla bunu bilen ruhum bu yola girmekten deli gibi korkuyordu.

O günden sonra yıllarca -yani evliliğim boyunca- bu sahne hiç aklıma gelmedi. Ama şimdi bugün hatırladığımda ve geçmişe baktığımda yaşadığım her olumsuzluğun beni güçlendirdiğini fark ediyorum. Ve elbette iyi ki bu kararı almışım dediğim birbirinden güzel anılar eşliğinde olmuş bu.

Bugün bambaşka bir ben olarak, geldiğim yere -İstanbul’a- gidiyorum. Merdiveni inmeye başladığım noktaya çok farklı bir ruh haliyle geri dönüyorum. Çok az kaldı. 2021 yılının Kasım ayında, hayata -her şeye- sıfırdan başlıyorum.

Didem Elif

Not: Geçtiğimiz hafta Kaş’ta 7 Güneş 7 Ay (Sete Sois Sete Lois) Festivali oldu. Sunuculuğunu üstlendiğim Kaş Antik Tiyatro’da gerçekleşen festivalin ilk gecesinde İspanya Bask Cumhuriyeti’nden gelen Korrontzi grubunun efsane konserini dinlerken, sanırım akerdoen sesinden olsa gerek, Seferad grubunun aşağıdaki şarkısı aklıma geldi. Keyifli dinlemeler.

Sevgilerimle…