Karar Ver Artık

Başınıza olumsuzluklar geldiğinde kaderci olmak çok rahatlatıcıdır. “Kaderim buysa çekerim,” diye düşünerek, alınyazısı deyip geçersiniz. Ama bazen karşınıza birden fazla seçeneğin çıktığı durumlar olur. Yaşamınızla ilgili kararı siz verecekseniz; o zaman, farkında olarak ya da olmayarak, kaderinizi kendi ellerinizle çiziyor olmanın verdiği sorumluluk rahatsız edicidir.

Yol ayrımının başında hangi yöne gideceğinize karar veremeden beklemek istersiniz bir süre. Bu arada zaman sizin gibi durmaz tabi. Üstelik, karar veremediğiniz yolların ilerideki oluşumlarına bile etki edecek şekilde akar. Sadece mantıkla hareket etmek de zordur böyle bir durumda. En başta duygular devreye girer. Geçmiş tecrübeler ve gelecek kaygıları da işi iyice karmaşıklaştırır.

İnsanın ne istediğini bilmesi çok önemli bu noktada. Belki o yollardan hiçbiri aslında istediğiniz doğrultuda bile olmayabilir. Böyle bir durum karar vermeyi iyiden iyiye zorlaştırabilir. Ama şu da var ki, girdiğiniz bütün yanlış yollar; hem ne istediğinizi öğrenmenizde çok etkili oluyor, hem de size eksileriyle artılarıyla çok şey katıyor.

Ne istediğini bilen insan istemediği seçeneklere “hayır,” deme özgürlüğünü gösterip, bildiği yolda emin adımlarla ilerler. Geçtiği bütün yolların ona çok şey kazandırdığını ve kattığını bilir. Kayıplarına odaklanmaz, hayıflanmaz. Duygularını, onlardan fayda sağlayacak şekilde kullanır. Endişelerini ve korkularını yaşam rüzgarına katmaz. Bu rüzgarın onu doğru kıyıya götürmeyeceğini bilir. Sevgi, arzu ve inanç ile gücüne güç katar. Seçtiği yolun yanlış olup olmamasına bakmaz. Çünkü kaderini yazmak için zamanla yarışmaz.

Son Kulis Haber / 26 Temmuz 2012