Sonuçlardan Memnunum

Birkaç gündür “Verimlilik nedir?” diye düşünüyorum. İktisat Bölümü mezunu olarak “Verimlilik” kavramının tanımını öğrenmiştim oysa. Üzerinden yıllar geçti. Hafızamda teknik açıklamalar gitti geldi. Fakat sonuçtan tatmin olamadım. Tam da o an anladım ki aradığım, verimliliğin net açıklaması değildi. Verimliliğin tanımını ararken hissettiğim duyguydu. “Sonuçtan tatmin olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele buydu…”

Verimliliğin direkt açıklaması bu olmayabilir elbette ama bence kişinin tatmini yoksa verimlilik söz konusu olamaz. Yani zamanını çok eğlenerek geçirmiş olabilir insan yaptığı şey her ne ise. Hatta zaman su gibi akıp gitmiş olabilir. Yüzde bir gülümseme ve bomboş bir kafayla dolaşabilir. Ancak eğer ki yaptıklarının sonuçlarından memnun değilse verimsiz geçirilmiş bir zaman gibi hissedebilir. Çünkü gerçekte doyuma ulaştırılmak istenen noktalar aç kalmıştır. Tabi bunu anlayabilmek için ne istediğini bilmek gerekiyor. Kişi kendi hayat dilimini nasıl geçirmek istediğini tanımlayabilmeli. Bunun açılımını spesifik olarak yapabilmeli.
Düşündükçe verimli olmayı tek başına istemek yanlış geldi. “Para istiyorum,” demek ne kadar yanlışsa… Sonuçta 1 Lira da para, 1000 Lira da. İçilen kahve siparişi verilirken, nasıl şekerinden sütüne kadar detay veriliyorsa aynen öyle açık olmalı. Diyelim ki ben günde beş sayfa yazı yazmam gerektiğini düşünüyorsam ve bir sayfa mutlaka yazıyor ama daha fazlasını bir türlü yazamıyorsam, yazdıklarımın sonuçlarından tatmin olamam. Kendimi sürekli verimsiz hissederim. Bu duygu beni gün içinde aşağıya çeker durur.
Demek ki spesifik hedefler belirlerken gerçekçi olmalı. Yere çakılmamak için havada kalacak hayaller kurmamalı. En azından işe tutturabileceğimiz hedefler belirleyerek başlamalı. Mesela ben! Ben bugün beş sayfa yazı yazdım. Sonuçtan memnunum. Günümü verimli kullandım. Peki gelelim sana: Sen ne yapmak istiyorsun? Sen ne yaparsan verimli hissedeceksin kendini?
Son Kulis Haber / 06 Mart 2012